Prag Yeni Şehir (Nové Město): Tarih İçinde Modern Bir Soluk
- Sanjar Perhadov
- 8 Nis 2025
- 2 dakikada okunur

Bulvarlar, Meydanlar ve Tarih
Yeni Şehir, adındaki “yeni” ifadesine rağmen 14. yüzyılda, 1348 yılında Kral IV. Karl tarafından planlanıp kurulmuş bir bölgedir
. Orta Çağ’da surların dışında tasarlanan bu genişleme, Prag’ı dönemin en büyük şehirlerinden biri haline getirmiştir. Yeni Şehir’in merkezi Václav Meydanı (Wenceslas Square), aslında ilk kurulduğunda “At Pazarı” olarak anılan uzun bir pazaryeri idi
. Bugün ise çevresini saran Art Nouveau ve Neo-Rönesans binalarla, mağazalarla, kafelerle 7/24 yaşayan bir bulvar hüviyetinde. Meydanın üst ucunda görkemli Neo-Rönesans tarzı Ulusal Müze yükselir; önündeki Vácslav (Vaclav) heykeli ise Çek ulusal kimliğinin sembollerindendir. Bu meydan, sadece alışverişin ve sosyalleşmenin değil, aynı zamanda ulusun kaderinin yazıldığı bir sahnedir. 1968’de Sovyet tankları burada ilerlerken, 1989’da yüzbinlerce kişi tam burada toplanarak Kadife Devrim’in barışçıl gösterilerini gerçekleştirdi

. Geçmişin devrimci ruhu, günümüzde meydanda dolaşan insanların özgür gülüşlerine karışmış durumdadır.
Yeni Şehir’de mimari, Eski Şehir’e kıyasla daha “genç” bir karaktere sahiptir. Obecní dům (Belediye Binası) ve Lucerna Pasajı gibi yapılar, 19. ve 20. yüzyılın Art Nouveau zarafetini yansıtır. Lucerna Pasajı’nda tavandan başaşağı asılı duran ters atlı St. Vácslav heykeli gibi sürprizler, semtin modern mizah anlayışını da ortaya koyar. Barok kiliseler ve gotik kalıntılar bu bölgede az olsa da, Dans Eden Ev gibi çağdaş mimarinin cesur örnekleri Vltava Nehri kıyısında boy göstermiştir. Fransa’yı andıran geniş bulvarlar ve düzenli şehir planı, Charles IV’ün Paris’ten esinlenerek tasarladığı bu semtte belirgin hissedilir. Novoměstská Radnice (Yeni Şehir Belediye Sarayı), 1419’daki ünlü Prag Defenestrasyonu’nun (şehir meclis üyelerinin pencereden atılması olayı) yaşandığı yerdir – bu olayın kıvılcımı, Bohemya’da yıllarca sürecek Hussite savaşlarını başlatmıştır. Yani Yeni Şehir’in de altı, en az eski mahalleler kadar tarih doludur.
Dinamizmi ve Kültürel Yaşam
Günümüz Prag’ının enerjisini hissetmek için Yeni Şehir sokaklarında dolaşmak birebirdir. Národní Caddesi boyunca yürürken, bir yanda görkemli Ulusal Tiyatro binası diğer yanda çağdaş sanat galerileri ve kitabevleri sıralanır. Gündüzleri işine yetişen Praglılarla dolu kaldırımlar, akşamları ise tiyatro ve konser çıkışı sanat sohbetlerine sahne olur. Bu bölge, kafelerinde bir kahve molası verip sokaktan gelip geçen insanları izlemenin keyifli olduğu, daha yerlisi bol bir atmosfere sahiptir. Örneğin, 1902’den beri entelektüelleri ağırlayan Cafe Louvre, Einstein’dan Kafka’ya pek çok ismin uğradığı tarihi bir kafedir; bugün de mermer masalarında edebi sohbetler yankılanmaya devam eder.
Yeni Şehir’in sunduğu deneyimler Eski Şehir’e kıyasla daha kozmopolit ve çeşitlidir. Vltava Nehri kıyısındaki Náplavka bölgesi, özellikle hafta sonları kurulan çiftçi pazarları ve akşamları demirlemiş teknelerdeki caz konserleriyle ünlüdür. Genç sanatçılar, tasarım butikleri ve çağdaş sanat merkezleri (örneğin Holešovice sınırındaki DOX Modern Sanat Merkezi) bu semtin modern ruhunu besler. Yine de tüm bu modernlik arasında, bir sokak köşesinde aniden karşınıza çıkan bir 19. yy pasajı ya da eski bir han binası sizi geçmişe bağlar. GeziMimarı ile Yeni Şehir’i keşfetmek, bu tarihle modernliğin dansına yakından tanık olmak demektir. Rehberiniz sizi sıradan turist rotalarının ötesine, örneğin gözden kaçan bir pasajın içinde saklı kalmış şahane bir mozaiğe veya sadece yerlilerin bildiği lezzetli bir pastaneye yönlendirebilir. Böylece Yeni Şehir’in sadece bir “yeni” ekleme değil, Prag’ın yaşayan ve soluk alan can damarı olduğunu, hem tarihi hem bugünü kucakladığını hissedeceksiniz.








Yorumlar